Günümüzde akıllı ev sistemleri ve enerji verimliliği ön plana çıktıkça, konutlarda kullanılan hareket sensörlerinin önemi giderek artıyor. Özellikle koridor gibi sık kullanılan, ancak çoğu zaman kısa süreli aydınlatmaya ihtiyaç duyulan alanlar için doğru hareket sensörünü seçmek hem konforu artırır hem de elektrik tüketimini ciddi şekilde azaltır. Ancak piyasada çok farklı özelliklere ve teknolojilere sahip pek çok model bulunduğundan, doğru seçimi yapmak çoğu kullanıcı için kafa karıştırıcı olabilir. Konut koridorları için hareket sensörü seçerken dikkat edilmesi gereken temel noktaları detaylı şekilde ele alıyoruz.
Hareket sensörlerinin kalbinde algılama teknolojisi yer alır. En yaygın iki teknoloji şunlardır:
PIR (Pasif Infrared) Sensörler
PIR sensörler, insanların yaydığı ısı değişimlerini algılayarak çalışır. Ev ortamlarında en çok kullanılan sensör türüdür. Koridorlar için genellikle yeterli hassasiyete sahiptir ve enerji tasarruflu bir çözüm sunar. Duvar arkası gibi engellerin arkasını algılamaz, bu da yanlış tetiklemeleri azaltır.
Radar (HF) Hareket Sensörler
Radar (HF) hareket sensörleri, çalışma prensibi olarak mikrodalga radar (HF) teknolojisini kullanır. Sensör belirli bir frekansta elektromanyetik dalga gönderir ve bu dalganın bir yüzeye çarpıp geri dönmesi analiz edilerek hareket tespit edilir.
Koridorlar genellikle uzun ve dar yapıda olduklarından sensörün algılama açısı kritik bir kriterdir. Geniş açılı bir sensör, mesafe açısından yetersiz kalabilir:
Bir hareket sensörünün verimli çalışması için doğru yükseklikte monte edilmesi gerekir. 2.5 – 2.8 metre arasında bir montaj yüksekliği önerir. Sensör gereğinden yüksek ya da alçak monte edilirse ölü noktalar oluşabilir, sensör geç tepki verebilir veya sürekli algılama yapabilir. Bu nedenle ürün özelliklerinde belirtilen montaj yüksekliğine mutlaka dikkat edilmelidir.
Koridor sensörlerinde ışığın ne zaman devreye gireceğini ayarlamak önemlidir. Bazı sensörler ortam yeterince aydınlıkken bile tetiklenip ışığı açabilir. Bu hem gereksiz enerji tüketimine hem de lambanın ömrünün kısalmasına neden olur.
Bu yüzden ayarlanabilir LUX değeri olan bir sensör seçilmelidir. LUX ayarı sayesinde sensör yalnızca ortam karanlık olduğunda devreye girer. Örneğin akşam saatlerinde ışığı açması, ancak gündüz doğal ışık varken devreye girmemesi sağlanabilir.
Sensörün tetiklendikten sonra ışığı kaç saniye açık tutacağını belirleyen zaman ayarı özellikle koridorlarda önemlidir. Gereğinden kısa süre ayarlanırsa ışık siz geçerken sönüp hareket etmediğinizde yeniden yanmayabilir. Çok uzun süre ayarlanırsa enerji tüketimi artar.
Koridorlar için ideal süre genellikle 10 – 90 saniye aralığındadır. Ayarlanabilir zaman gecikmesi sunan modeller, kullanım alışkanlıklarına göre özelleştirilebildiği için daha avantajlıdır.
İhtyaçlarınız için doru ürün seçiminde herzaman destek olacağımızı unutmayın.